Herkese Selam!
bugün kriptoloji tarihinin en eski ve en basit yöntemlerinden biri olan Sezar şifrelemesini konuşacağız. Adını Roma İmparatoru Jül Sezar’dan alan bu yöntem temelde alfabedeki harflerin yerini değiştirme mantığına dayanıyor. Günümüz siber güvenlik dünyası için çok ilkel kalsa da şifrelemenin temel mantığını anlamak için iyi bir başlangıç noktası diyebiliriz.
Bu şifrenin nasıl üretildiğine bakarsak mantık tamamen bir kaydırma işleminden ibaret. Şifreyi oluştururken öncelikle kendimize bir anahtar sayı seçiyoruz. Örneğin anahtarımızı 3 olarak belirleyelim. Bu durumda yazmak istediğimiz mesajdaki her bir harfi alfabede kendisinden sonra gelen 3. harfle değiştiriyoruz. Yani A harfi yerine Ç, B harfi yerine D yazıyoruz. Eğer alfabenin sonuna gelirsek de tekrar başa dönüyoruz. Jül Sezar'ın kendisi genelde 3 anahtarını kullanırdı. Diyelim ki gizlice "SELAM" yazmak istiyorsunuz ve anahtarınız yine 3. Bu durumda S harfi yerine alfabede üç sonraki U harfini, E yerine H harfini getirerek kelimenizi tamamen okunmaz bir harf yığınına dönüştürüyorsunuz. Şifreli metin üretmek bu kadar basit bir işlem.
Şifreyi çözme kısmı ise eğer mesajı alan kişi doğru anahtarı yani kaydırma sayısını biliyorsa şifreleme sürecinin tam tersi şeklinde işliyor. Alınan şifreli metindeki her harf belirlenen anahtar sayısı kadar alfabede geriye doğru kaydırılıyor. Az önceki örnekten yola çıkarsak elimizdeki anlamsız harfleri üçer adım geriye yürüterek saniyeler içinde yeniden "SELAM" kelimesine ulaşabiliyoruz.
Peki anahtarı bilmeyen biri bu şifreyi nasıl çözer? İşte burada Sezar şifresinin en büyük zayıflığı ortaya çıkıyor çünkü bir dilde kullanabileceğiniz sınırlı sayıda harf ve dolayısıyla sınırlı sayıda kaydırma olasılığı vardır. Türkçe alfabesinde 29 harf olduğu için en fazla 28 farklı deneme yaparak yani kaba kuvvet saldırısı yöntemiyle şifreyi dakikalar içinde kırabilirsiniz. Bir diğer yöntem ise frekans analizidir. Bir dilde en çok kullanılan harfler bellidir mesela Türkçede A ve E harfleri metinlerde çok sık geçer. Şifreli metinde en çok tekrar eden harfi tespit edip bunun A veya E olabileceğini tahmin ederek de anahtarı bulabilirsiniz.
Özetlemek gerekirse Sezar şifresi bir anahtar sayı vasıtasıyla harflerin ileri kaydırılmasıyla üretilen, aynı sayının geriye doğru uygulanmasıyla çözülen ve günümüzde sınırlı olasılıkları yüzünden güvenliği oldukça düşük olan bir yöntemdir. Bugün kullandığımız karmaşık dijital şifrelerin temeli de bu mantığa dayanıyor.
örnek siteler;
cryptii.com
cyberchef.io
dcode.fr
bugün kriptoloji tarihinin en eski ve en basit yöntemlerinden biri olan Sezar şifrelemesini konuşacağız. Adını Roma İmparatoru Jül Sezar’dan alan bu yöntem temelde alfabedeki harflerin yerini değiştirme mantığına dayanıyor. Günümüz siber güvenlik dünyası için çok ilkel kalsa da şifrelemenin temel mantığını anlamak için iyi bir başlangıç noktası diyebiliriz.
Bu şifrenin nasıl üretildiğine bakarsak mantık tamamen bir kaydırma işleminden ibaret. Şifreyi oluştururken öncelikle kendimize bir anahtar sayı seçiyoruz. Örneğin anahtarımızı 3 olarak belirleyelim. Bu durumda yazmak istediğimiz mesajdaki her bir harfi alfabede kendisinden sonra gelen 3. harfle değiştiriyoruz. Yani A harfi yerine Ç, B harfi yerine D yazıyoruz. Eğer alfabenin sonuna gelirsek de tekrar başa dönüyoruz. Jül Sezar'ın kendisi genelde 3 anahtarını kullanırdı. Diyelim ki gizlice "SELAM" yazmak istiyorsunuz ve anahtarınız yine 3. Bu durumda S harfi yerine alfabede üç sonraki U harfini, E yerine H harfini getirerek kelimenizi tamamen okunmaz bir harf yığınına dönüştürüyorsunuz. Şifreli metin üretmek bu kadar basit bir işlem.
Şifreyi çözme kısmı ise eğer mesajı alan kişi doğru anahtarı yani kaydırma sayısını biliyorsa şifreleme sürecinin tam tersi şeklinde işliyor. Alınan şifreli metindeki her harf belirlenen anahtar sayısı kadar alfabede geriye doğru kaydırılıyor. Az önceki örnekten yola çıkarsak elimizdeki anlamsız harfleri üçer adım geriye yürüterek saniyeler içinde yeniden "SELAM" kelimesine ulaşabiliyoruz.
Peki anahtarı bilmeyen biri bu şifreyi nasıl çözer? İşte burada Sezar şifresinin en büyük zayıflığı ortaya çıkıyor çünkü bir dilde kullanabileceğiniz sınırlı sayıda harf ve dolayısıyla sınırlı sayıda kaydırma olasılığı vardır. Türkçe alfabesinde 29 harf olduğu için en fazla 28 farklı deneme yaparak yani kaba kuvvet saldırısı yöntemiyle şifreyi dakikalar içinde kırabilirsiniz. Bir diğer yöntem ise frekans analizidir. Bir dilde en çok kullanılan harfler bellidir mesela Türkçede A ve E harfleri metinlerde çok sık geçer. Şifreli metinde en çok tekrar eden harfi tespit edip bunun A veya E olabileceğini tahmin ederek de anahtarı bulabilirsiniz.
Özetlemek gerekirse Sezar şifresi bir anahtar sayı vasıtasıyla harflerin ileri kaydırılmasıyla üretilen, aynı sayının geriye doğru uygulanmasıyla çözülen ve günümüzde sınırlı olasılıkları yüzünden güvenliği oldukça düşük olan bir yöntemdir. Bugün kullandığımız karmaşık dijital şifrelerin temeli de bu mantığa dayanıyor.
örnek siteler;
cryptii.com
cyberchef.io
dcode.fr